SAĞLIK SEKTÖRÜNDE LOJİSTİK: DEPOLAMA VE DAĞITIMDA İSG

Günümüzde işletmeler serbest piyasa koşullarında firma devamlılığını sağlamak ve kar elde etmek gibi hedeflerle birbirleriyle kıyasıya rekabet etmektedirler. Bu nedenle rekabet avantajı sağlayacak tüm unsurlar değerlendirilmekte ve farklılık yaratarak rakiplerden bir adım öne geçme gayretleri giderek artmaktadır.

Firmaların bilgi paylaşımının üst seviyede olduğu günümüz koşullarında üretim maliyetleri benzerlik göstermekte ve rekabet avantajı için lojistik, iş güvenliği ve sağlığı gibi unsurlarda optimizasyonun sağlanması önem arz etmektedir. Ülke ve firma bütçelerinde önemli bir yer tutan lojistik faaliyetlerin uygun planlanması ve verimlilik esasına göre icrası önemli kazanımları beraberinde getirebileceği gibi yer ve zaman faydaları ile katma değer oluşturulmuş olacaktır.

İş sağlığı ve güvenliği uygulamaları hem firma prestijinin, hem çalışan memnuniyetinin ve işçi sağlığının korunması sağlar. Hem de işverenin kanuni zorunluluklarını yerine getirmesinin ötesinde iş sağlığı ve güvenliği harcamalarından daha fazla kazancı bu uygulamalar vesilesi ile sağlayacak olması nedeni ile rekabet avantajı sağlamaktadır. Lojistiğin kendisinin doğru değerlendirilmesi bir rekabet avantajı oluştururken, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının gerektiği gibi yapıldığı bir lojistik faaliyette bu avantaj artmaktadır.

Lojistik faaliyeti bilgi ve teknolojinin yanı sıra yoğun bir insan gücüne, daha belirgin ifade edecek olursak eğitimli iş gücüne ihtiyaç duymaktadır. İnsan emeğinin yoğun olarak yaşadığı bütün birimlerde mutlaka iş ve işçi sağlığına özel önemin verilmesi gerekmektedir. Geleneksel üretim modellerinin bırakılıp daha karmaşık modellerin uygulanması ile beraber iş kazaları, iş kazalarından kaynaklanan iş gücü kaybı ve çalışanların performanslarında çeşitli düşüşler gözlemlenmektedir. Bazı iş kazaları yalnızca maliyet doğurmakla kalmayıp, ciddi toplumsal sorunlara da yol açabilmektedir: Çernobil (Bir deney sırasında meydana gelen 20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazasıdır. Ukrayna'nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde 26 Nisan 1986 tarihinde meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salınmışır.) ve Bhopal (3 Aralık 1984 günü, ABD kökenli Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazını dışarı atması 18.000 kişinin ölümüne, 150.000'den fazla insanın zehirlenmesine neden oldu.) faciaları bu anlamda akla gelen en çarpıcı iş kazalarıdır. Dünya üzerinde endüstride kullanılan yanlış uygulamalar ve çalışanların kurallara yeterince uymamaları nedeni ile her yıl binlerce insan hayatını kaybetmekte, yüz binlerce kişi yaralanmakta, aileler, toplum ve işyerleri yüksek maliyetler ile karşılaşmaktadır.

LOJİSTİKTE İSG NEDİR VE AMAÇLARI NELERDİR?
İş sağlığı ve güvenliği, iş yerlerinde işin yapılması sırasında veya yapılan iş nedeni ile sonradan, sağlığa, işe, işyerine, çevreye zarar verebilecek olan çeşitli sebeplerden kaynaklanan olumsuz koşullardan korunmak amacı ile yapılan planlı çalışmaların tümü olarak tanımlanabilir.

Ekolojik çevreye zarar vermeme prensibi dâhilinde iş güvenliğinin üç temel amacı vardır:
1. Çalışanların korunması: Çalışma ortamının olumsuz etkilerinden çalışanların korunmasını ifade eder. Rahat ve güvenli çalışma şartlarının sağlanması ile iş kazası ve meslek hastalıkları önlenir, çalışanlar bedensel ve ruhsal olarak korunur.
2. Üretim güvenliğinin sağlanması: Güvenlik önlemleri ile oluşması muhtemel işgücü kayıplarının engellenmesi hedeflenir. Yüksek motivasyonlu çalışanlar verimlilik üretir. Verimlilik ise serbest piyasa koşullarında işletmelerin rekabetçi olmasını sağlar.
3. İşletme güvenliğinin sağlanması: İş kazalarından ya da güvensiz çalışma koşullarından kaynaklı olarak meydana gelebilecek patlama, arıza, yangın gibi işletmeyi tehlikeye atacak durumlardan korunma hedeflenmektedir.
Bu amaçlar doğrultusunda işçi sağlığı ve iş güvenliğinin temin edilebilmesi için üç taraf üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir. İşçi, işveren ve devlet üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinde hedeflenen çalışma ortamı sağlanmış olacaktır. Taraflardan birinin yapması gerekenleri aksatması halinde zincir en zayıf halkasından kopacaktır, yani iş kazası ya da meslek hastalığının ortaya çıkması engellenemeyecektir.

OHSAS 18001
OHSAS 18001 işyeri güvenliği için planlama, uygulama, kontrol, önlem alma ve tekrar planlama ile devam eden döngüsel bir süreçtir. Planlama aşamasında hedeflenen sonuçlar açıkça tanımlanır. Beraberinde işletmenin iş güvenliği konusundaki durumu belirlenerek hedefe ulaşılması için bir yol haritası çıkarılır. Var olan risklerin en aza indirilmesi için detaylandırılmış bir hareket planı ile oluşturulur. Her işe ve göreve uygun, anlaşılır güvenlik bilgi formları hazırlanarak personelin bunları anladığından emin olunmalıdır.

Riskler tehlikelere göre önem derecelendirmesine tabi tutulur. Akabinde riskleri ortadan kaldıracak, ortadan kaldırma mümkün görünmüyorsa en aza indirecek önlemler uygulamaya alınır. Uygulamaya alınan her önlem için ilgili personel eğitilmelidir. Her aşamada uygulama sonuçları değerlendirilir. Kontrol aşamasında istenen hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilir. Hedeflere ulaşılamadı ise bunun nedenleri sıralanarak hedefe ulaşmayı engelleyen bariyerlerin kaldırılması için çaba sarf edilir. Nihayetinde ortaya çıkan sonuçlar için bir denetleme mekanizmasının kurulması gerekmektedir. Güvenlik ile ilgili standartların sağlanması ve bu standartların tekrar değerlendirilmesi gerekir.

OHSAS 18001’e göre yapılandırılmış bir iş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminde iş sağlığı ve güvenliği politikası, planlama, organizasyon ve risk değerlendirmesi, uygulama ve işletme, düzeltici faaliyetler, gözden geçirme faaliyetleri mutlaka bulunmalıdır. 

DEPOCULUK VE DAĞITIM SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARINA BAKIŞ
Bir firmanın iş sağlığı ve güvenliği politikası, çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlamayı amaç edinmiş ve normal çalışma düzenini engelleyecek her türlü kayıpları, insan veya makine üzerine sonuçlanan kazaları önleme ideali ile çalışmak üzerine şekillendirilmelidir. Firma, çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı oluşturmayı hedeflemeli, bu hedefe ulaşmanın sorumluluğunun yöneticisi ve çalışanları ile herkese ait olduğunu benimsemelidir. Yönetimin görevi işyerinde güvenli çalışma ortamının sürekliliğini ve çalışanların güvenliğini sağlamaktır. Bunlar, işyeri dizaynında iş güvenliği prensiplerine uymayı, ekipman seçimini, koruyucu ekipman ve mekanizmaları temin etmeyi, çalışanların eğitimini planlamayı, gerçekleştirmeyi, açık ve anlaşılır iş güvenliği kurallarını hazırlamayı içerir. Yönetim, çalışanları makine ve ekipmanların kullanımı sırasında karşılaşabilecekleri tehlike ve zararlardan koruyacak bir iş güvenliği çerçevesi hazırlamalıdır. alışanlara düşen görev işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzük hükümlerini ve firma çalışma kurallarını içeren bu çerçeveye uymak ve yönetim ile birlikte çalışarak kendi menfaatleri için kayıplarla sonuçlanacak kazalara neden olabilecek tehlikeli durumları ortadan kaldırmak ya da riski kabul edilebilir seviyeye indirmektir.

Bu ortak sorumluluk herkesin katılımını gerektirir. Kazalara neden olan ve bunları önleyecek olan insanlardır. Kazasız bir çalışma ortamı ancak iş sağlığı ve güvenliği kurallarını bilen ve bunları günlük çalışmalarında her alanda kullanabilen kişilerle sağlanır.

Firmalar için lojistik ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ayrı ayrı verimlik oluşturduğu ve rekabet avantajı sağladığı tespit edilmiştir. Firma aşağıda belirtilen faaliyetleri benimsemekte ve yönetim bu faaliyetlerin yerine getirilmesini desteklemeli ve kontrol etmelidir.
1. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili durumu sürekli iyileştirilmek, 
2. İş yerlerinde genel bir önleme politikası üzerine çalışmaları sürdürmek, 
3. İşin her aşamasında risk değerlendirmesi yaklaşımı ile tehlikelerin tespiti ve buna göre alınacak tedbirleri belirlemek, 
4. İşyerlerinde çalışan alt işverenlerle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak işbirliği yapmak, 
5. Çalışanları işyerinde karşılaşılabilecek riskler konusunda bilgilendirilmek, 
6. Tüm Çalışanların görüşlerini almak, 
7. İşyerlerinde sağlık ve güvenlik görevlisi, sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi bulundurmak ve çalışmalarına öncülük etmek.

Bu doğrultuda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak, firma vizyonunu ve misyonunu belirlemelidir. Firma anlaşılır olarak vizyonunu ve misyonunu ifade etmek için bir slogan belirlemeli ve çalışanlarına benimsetmelidir. Bu sloganın altında güvenlik ve sağlık unsurları bulunmalıdır. Yapılan çalışmalar herkesin sorumluluğundadır. Firma işveren olarak emniyetli işyeri tesis ederken, iş gören olarak çalışanlar emniyetli işyeri için hazırlanmış ve devletin deklare ettiği çerçevede hareket etmelidir. Firma, “iş sağlığı ve güvenliği için mücadele edilmelidir” bakış açısı ile çalışanlara yaklaşmalıdır. Mücadele kelimesinin kullanılmasının nedeni ise iş sağlığı ve güvenliği ihlali nedeni ile mevcut düzende yaşanan ölüm ve yaralanma oranının günümüzde hiçbir savaşta olmamasıdır. Üstelik savaşlar bir noktada bitmekte ancak iş sağlığı ve güvenliği mücadelesi bitmemektedir.

Lojistik sektörü özü itibariyle agresif, tehlikeli çalışma ortamı bulunan ve hızlı bir faaliyetler silsilesidir ve bu nedenle gerekli önlemlerin alınmaması halinde kazalar kaçınılmaz olur. Firma iş kazalarının, meslek hastalıklarının, iş ve işgücü kayıplarının ve maddi kayıpların önlenmesi için iş sağlığı ve güvenliği politikası uyarınca gerekli çalışmaları yürütmek hedefi ile hareket etmelidir.

Firmanın iş sağlığı ve güvenliği politikasının amacı şu başlıklar altında toplanmalıdır;
1. Kişisel yaralanmaları önlemek: Eğitimin desteklenmesini ve kurallara uyulmasını sağlayarak güvenli bir çalışma ortamının sağlanması,
2. İnsan sağlığını etkileyecek durumların ortadan kaldırılması: Endüstriyel sağlık, temizlik ve düzen programlarının uygulanması ile sağlıklı temiz bir çalışma ortamının sağlanması,
3. İş güvenliği anlayışının tüm çalışanlar arasında yayılmasını sağlamak: İş güvenliği prensipleri, programlar ve hedefler hakkında şirketin tüm iletişim imkanlarını kullanarak tüm çalışanların bilgi sahibi olmasının sağlanması,
4. Yangın riskini azaltmak: Yangın için hassas yerlerin belirtilmesi, gerekli kontrol sistemlerinin ve ekipmanın sağlanması,
5. Malzeme hasarlarını önlemek: Güvenli çalışma yöntemleri geliştirmek ve ekipmanlarda düzenli kontrol ve önleyici bakım programlarının yapılmasının sağlanması. Kazaların ve yangınların önlenebilmesi tüm çalışanların ve yöneticilerin aktif desteği ile olur. Her yönetici yanında çalıştırdığı elemanlarına örnek olmalı, elemanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki sorumluluklarını hatırlatarak çalışanlarının bu konudaki gayretlerini desteklemelidir,
6. Sağlık ve güvenliğe ilişkin kanun ve yasal prosedürlere uygun çalışan bir organizasyon oluşturmak,
7. İşyerine gelen misafir ve tedarikçilerin sağlık ve güvenliklerini sağlamak,
8. Sağlık ve güvenlik sistemlerinin uygulamalarını geliştirmek ve düzenli olarak kontrol etmek, prosedürlerin güncelliğini sağlamak: 

Firmanın iş sağlığı ve güvenliği organları aşağıda belirtilen unsurlardan oluşmalıdır;
1. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün yasa ve talimatlar
2. İş sağlığı ve güvenliği kurulu
3. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı
4. İşyeri iş sağlığı ve güvenliği temsilcileri
5. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitimler 
6. Risk analizleri
7. İş sağlığı ve güvenliği turları
8. Şirkette total incident rate (firma çalışanı kaza oranı) ve contractors incident rate (Taşeron kaza oranı) aylık olarak saptanması ve çıkan bilgilerin bütün organizasyon ile paylaşılması
9. İş sağlığı ve güvenliğini bizzat korumakla yükümlü ekipler ve geri bildirim sistemi
10. İş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin uygulanabilmesi için görsel malzemenin hazırlanması ve yayımlanması
11. İş sağlığı ve güvenliği duyuruları

Rekabet, firmaları kendi ürünlerini daha tercih edilir yapmak için uğraşmaya, ürünlerini sevkiyata daha hızlı hazırlamaya ve müşteriye doğru zamanda doğru miktarda teslim etmeye zorlamaktadır. Üretim maliyetlerinin yaklaşık değerler arz etmesi nedeni ile avantaj sağlamada lojistik kullanılabilecek bir araç olarak benimsenmiştir. Lojistik faaliyetler günümüzde bilgi ve teknolojinin yanında yoğun bir insan gücüne de ihtiyaç duyar. Lojistik işgücü maliyetlerinin önlenmesi, personel motivasyonunun sağlanması, üretkenlik artışı, firma prestijinin korunması gibi konularda iş kazalarının azaltılması önemli rol oynar.

İş kazalarının azaltılması için ise iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının benimsenmesi, işletme içinde bir iş sağlığı ve güvenliği kültürü oluşturulması gerekmektedir. Çalışanların eğitilmesi, bilinçlendirilmesi, çalışanların görüşlerine değer verilerek geri bildirim sisteminin işletilmesi, çalışma alanındaki risk ve tehlikelerin saptanarak koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması, bir kontrol mekanizmasının süreklilik içerecek şekilde işletilmesi gibi unsurların sağlanması iş kazalarının oluşumunu kısıtlayacaktır. Bu şekilde işgücü kayıpları engellenecek, firma prestiji korunacak, personel motivasyonu ve sahiplenmesi artırılarak hem çalışanın firmaya sadakati sağlanacak hem de performans verimlilik artışları oluşacaktır. Bu da daha rekabet edilebilir koşullarda ürünlerin doğru miktar ve doğru zamanda müşteriye minimum maliyetlerde ulaştırılması sonucunu doğuracaktır.

Risk değerlendirmesi, iş kazalarının önlenmesinde etkin bir araç olup kaza oluşmadan tehlike kaynaklarının önceden tespit edilerek riskin önlenmesi esasına dayanır. Risk analizleri ile diğer iş güvenliği uygulamaları arasında kuvvetli bir ilişki pozitif yönde mevcut olup bir uygulamanın başarı ile sağlanması diğer uygulamaların daha etkin yapılabilirliğini artırmaktadır. Geri bildirim sistemi ve davranış gözlemleme sistemi gibi iki ana iş güvenliği uygulamasında başarı sağlanması iş kazalarının önlenmesinde ciddi etkinlik sağlayacaktır. Özellikle sürekli geri bildirim sisteminin işlevsel olması, yönetim ile çalışanlar arasında bir köprü oluşturması, çalışana değer verildiğinin ve fikirlerinin hayata geçirilebildiğinin ortaya konması iş kazalarının önlenmesinde tek başına çok önemli bir yer tutar.

İşletmelerin kaza nedenlerine ilaveten kendi bünyelerinde kazaların tekrarlandığı alanları da tespit etmeleri bu bölgeler için özel önlem alınmasını sağlamada ilk adım olacaktır. Lojistik depo faaliyetinde asli işlemlerin yapıldığı ürün toplama, hazırlama, mal kabul, sevkiyat alanları kazaların sıkça ve en yoğun yaşandığı alanlar olduğu görülmektedir. 

İşletmeler kendi bünyelerinde oluşan iş kazalarını dikkatlice analiz etmeli ve kaza nedenlerini kategorize etmelidirler. Lojistik depolama faaliyetinde ana kaza nedenleri dikkatsizlik, kullanılan metod ve bilgi eksikliği olarak tespit edilmiş olup esas olarak bu nedenlerin oluşmasına set çekilmesi gerekmektedir. Her lojistik işletme bu üç ana nedeni bünyesinde oluşturabilecek etmenleri ortadan kaldırmaya çalışmalıdır. Böylelikle yaşanacak kazalar minimize edilecektir.

Diğer Yazılar

Yazar Adı Yazı Adı Tarih
  Alpay Onkardeşler SAĞLIK SEKTÖRÜNDE LOJİSTİK: DEPOLAMA VE DAĞITIMDA İSG   21.11.2016
  Nesrin Serin MESLEK EĞİTİMİ VE MESLEKİ YETERLİLİK SİSTEMİ   04.01.2016
  Alpay Onkardeşler İŞYERİNDE YENİLİKÇİLİK VE İNOVASYON   30.12.2015
  Nesrin Serin STANDART REVİZYONLARI (ISO 9001 - ISO 14001 - OHSAS 18001)   05.12.2015
  Timuçin Uçum İK CHECK-UP UYGULAMASI   06.11.2015