İŞYERİNDE YENİLİKÇİLİK VE İNOVASYON

Günümüzde artan küreselleşme ve rekabet ortamı, yenilikçi olmayan firmaların sürdürülebilir rekabet avantajını devam ettirmelerine olanak vermemektedir. Firmalar sürdürülebilir bir rekabette var olabilmek için sürekli olarak yeni ürün, hizmet, teknoloji, know-how ve yeni iş yapış biçimleri geliştirmeleri gerekir.

Ekonominin temel kavramlarından olan karlılık, verimlilik, Pazar payı, büyüme, sürdürülebilirlik, rekabet gibi kavramlar tüm işletmelerin temel göstergeleridir.

Ülkelerin rekabet gücünü, katma değer oluşturma ve bunu sürdürme kabiliyetleri belirler. (Katma değer: Satışlar-satışlar için yapılan direkt alımlar) Rekabet gücünde ise ülkemiz 148 ülke arasından 44. Sırada görülüyor.

Ülkemizin rekabet gücünü arttırmak için inovasyon kaçınılmaz bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki neden? Öncelikle inovasyon kavramının tanımına bakalım. İnovasyon “ Bir yenilik , işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş bir ürün (mal veya hizmet) veya süreç, yeni bir pazarlama yöntemi ya da yeni bir organizasyonel yöntemin gerçekleşmesidir.” Oslo Kılavuzu/OECD, AB – 2005

Yukarıdaki tanım genel kabul görmüş ve literatürlerde yer alan tanımdır. Biraz daha farklı bir tanımla “yeni ve yaratıcı fikirlerin katma değer yaratan ürün, yöntem ve hizmetlere çevrimidir” şeklinde de tanımlayabiliriz.

Günümüzde gerek yurt içinde gerekse yurt dışında üretmiş olduğumuz ürün veya hizmetin benzerlerini üreten bir çok firma ile karşılaşıyoruz, yada bu firmalar ile rekabet ediyoruz. Ancak müşteri tarafından sizin tercih edilmenizi sağlamak için diğerlerinden bir farkınız olması gerekir. Hemen herkesin aklına aynı şey geliyor sanırım FİYAT… Tüm firmaların pazara sunduğu ürün veya hizmet birbirine benzer ise haklısınız, FİYAT. Ne kadar daha indirim yapabilir siniz? Zaten kar marjları oldukça daralmış durumdayken…

Fakat müşteriye sunduğunuz ürün ya da hizmette diğerlerinden farklı bir içerik, hizmet veya katma değer oluşturabiliyorsanız o zaman müşteri fiyattan önce mutlaka buna dikkat edecektir. Tabi ki dikkatini çekecek pazarlama ve sunuş tekniği de rakiplerden farklı olmalıdır. İşte bunların tamamına İNOVASYON diyoruz.

Ülkemizde inovasyon kavramı oldukça çok kullanılmakla beraber sanki inovasyon yapmak oldukça zor bir işmiş gibi de bir algı oluşuyor. Genelde de verilen örnek Apple ve Iphon…

İnovasyon kavramını çok fazla büyütmeden işimize uyarlayabileceğimiz şekilde basit düşünmek daha doğru olacaktır. Birkaç örnek vermek gerekirse;

1937 yılında Amerikalı Sylvan Goldman, bugün marketlerde kullandığımız sepetli arabaları geliştirdi ve bir anda rakibi olmayan bir pazarın sahibi oldu.

Robert Plath ise 1989’da tekerlekli bavulu geliştirdi. Bavul, icadından bir yıl sonra tam 50 milyon dolar kazandırdı.

Çağrı merkezi önemli bir hizmet İnovasyonu, ilk olarak 1960’lı yıllarda kuruldu.

İnovasyon farklılaşmak ve farklılaştırmaktır. “Farklı bakmak ve farklı görmek” dünyaya, işinize, şirketinizin yetkinliklerine ve rekabet avantajlarına yerleşmiş bakış açınızı sorgulamayı, yenilemeyi gerektirir. Farklı görmek, rakiplerinizin yakalayamadığı fırsatları fark etmeyi, yakalamayı ve rekabetteki tehditleri avantajlara dönüştürmeyi sağlayabilmektedir.

Yeniliklere açık olmayı, farklılıkları tercih etmeyi ve doğal olarak gerektiğinde risk almayı gerektirir. Başarılar kadar, belirsizliğin getirdiği başarısızlıklar da inovasyon sürecinin bir parçasıdır. Bu nedenle, bir şirketin risk almaya hazır olması ve başarısızlığı, öğrenmek ve gelişmek için bir fırsat olarak görmesi bir yetenek olarak tanımlanmaktadır.

İnovasyon fikirle başlar. Bu fikirler her an, şirketin her köşesinde, her yerinde, herhangi bir çalışan tarafından üretilmektedir. Bu tür bir ortamın yaratılması, çalışanları bu yönde desteklenmesi, yeni fikirlerin fark edilmesi, değerlendirilmesi; yani yaratıcılığın şirket ikliminin bir parçası olmasının sağlanması ve ortaya çıkan yeni fikirlerin ticarileştirilmesi inovatif şirketlerin önemli nitelikleri arasında sayılmaktadır.

Tüm inovasyonların asıl hedefi müşteri için değer yaratmak olmalıdır. Müşteri odaklılık, yani müşterilerle sürekli etkileşim halinde olmak ve onların gereksinimlerini anlamak, inovasyon fikirlerinin doğması ve gerçekleştirilmesi için en etkili yoldur.

İnovasyon fikirlerinin çoğu, yalın gündelik meraklarla doğmaktadır. Şirketlerde bu merak duygusuna değer verilmesi, süreç, ürün ve hizmetlerin farklı perspektiflerden sorgulanması alışkanlığının geliştirilmesi, inovasyon için önemli fikir geliştirme bir kaynağıdır.

İnovasyon, tanımı gereği risk almayı da beraberinde getirebilmektedir. Bu nedenle bazı durumlarda beklenen sonuçlara ulaşamama ve başarısızlık kaçınılmaz olabilir. Yeniliklerin yaratıldığı süreçlerde, yeni yöntemler, yeni fikirler denenmekte, doğal olarak hatalar yapılabilmektedir. Eğer şirketin kurumsal kültürü sadece başarı ve sonuç odaklıysa, hatalar cezalandırılıyorsa, inovasyon risklerinden kaçınmaya yol açabilmektedir. Bunun yerine başarıyı engelleyen etkenlerin irdelendiği ve öğrenme ile sonuçlanan bir deneyimlerin yaşandığı organizasyonlar oluşturulması gerekir.

İnovasyon fikri tek bir kişiden çıksa da değerlendirmek ve gerçekleştirmek için pek çok kişiye ihtiyaç duyulur. İnovasyon bütünsel bir süreçtir ve ekip çalışması gerektirir. Ekipleri tanıyan ve ekipler arası etkileşimi güçlendiren sistem ve tutumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Sadece kişisel çabaları ödüllendiren teşvik sistemleri işbirliğini, dolayısıyla İnovasyon ortamını bozabilir.

Kişilerin fikirlerini rahat ifade edebildikleri ve bu fikirlerin gelişmesi için destek gördüğü çevresel ortam oluşturmak gerekir. Bu tip çevrelerde insanlar açık fikirli olurlar ve birçok farklı tip uzmanlık alanına sahip insanlarla birlikte olmanın getirdiği avantajdan faydalanırlar.

İşletmelerimizde çalışan personellerimizi ve şirket iklimini yukarıda bahsetmiş olduğumuz şekle çevirmemiz gerekir. Bunun için ise önce kendimizi değiştirmemizden başlamalıyız.

Makalemi Steve Jobs’tan güzel bir cümleyle bitirmek istiyorum “Küçük başlayın büyük düşünün.”

Diğer Yazılar

Yazar Adı Yazı Adı Tarih
  Alpay Onkardeşler SAĞLIK SEKTÖRÜNDE LOJİSTİK: DEPOLAMA VE DAĞITIMDA İSG   21.11.2016
  Nesrin Serin MESLEK EĞİTİMİ VE MESLEKİ YETERLİLİK SİSTEMİ   04.01.2016
  Alpay Onkardeşler İŞYERİNDE YENİLİKÇİLİK VE İNOVASYON   30.12.2015
  Nesrin Serin STANDART REVİZYONLARI (ISO 9001 - ISO 14001 - OHSAS 18001)   05.12.2015
  Timuçin Uçum İK CHECK-UP UYGULAMASI   06.11.2015